“touch ‘em all”
İstifçiyiz... nesneleri, kadın ve adamları, sözcükleri, duyguları, anlamları ve evreni biriktirmeye çalışıyoruz. Çokluğun içine neyi, kimi, ne için istiflediğimizi bildiğimizi zannederken, Süreç bize hem kendimizi, hem diğerini unutturuyor. Her şey madde ve form artık. Varlığımızın esas koşulu olan duygu ise, silik bir iz olarak kaldı ardımızda.
Yaşantımızı bize sunulan çoktan seçmeli alanda dilediğimizce oynatabiliyor, yeniden yeniden kurabiliyoruz. Bütün yeniden başlangıçlara imkan tanıyan yüzey, sana da oyuna katılma, kendi ağını örebilme İmkanı tanıyor şimdi ve burada.
Öyleyse dokun onlara
Peki, hissedebiliyor musun?